Latest news

Classic list

Globally incubate standards compliant channels before scalable benefits. Quickly disseminate superior deliverables whereas web-enabled applications.
kullandik1.jpeg

Ozon tedavisi, yaşam süresinin kaliteli bir şekilde uzaması, daha dinç ve daha enerjik olmak için uygulanan destek tedavilerden biridir.

Oksijenin kimyasal bir akrabası olan ozon (O3), atmosferde yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının normal oksijen molekülüne (O2) çarpmasıyla ortaya çıkan oksijen atomlarının (O) diğer oksijen molekülleriyle (O2) birleşmesi sonucu meydana gelir. Ozon gazı, tıpta hastalıkların tedavisinde uzunzamandır Avrupa, Latin Amerika ve Amerika’da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ozon ile günün stresini atma, rahat uyuma, kronik yorgunluktan kurtulma sağlanabilmekte. Ozon terapisi kanser, kalp hastalıkları, mantar, iyileşmeyen yaralar, diyabet, astım, damar tıkanıklığı hastalıklarında,Multipl skleroz, Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalıklarda, hepatit ve AIDS’e bağlı problemlerde destek amaçlı uygulanmaktadır.

Kan yolu ile yapılan ozon tedavisi sonrasında bağışıklık sisteminin güçlenmesi, metabolizmada hızlanma, eklem kıkırdak dokusunun yenilenmesi, enerji artışı, kollojen doku aktivasyonu, damarçeperinin yenilenmesi, dokularda oksijenin arttırılması ,karaciğer yenilenmesi yani vücudun kendini yenileme mekanizmasının aktive edilmesi sağlanmaktadır.

Medikal ozon vücutta zararlı etkileri olan serbest radikalleri yok eden enzimleri aktive etmektedir.

Ozon bağışıklık sistemini aktive eder ve vücudun direncini arttırır. Ozonun bağışıklık sistemini aktive etmesi sonucunda vücudun bağışıklık hücreleri cytokin adı verilen özel habercileri üretir. Bunlar hastalıklara direnmek için uyarılan bütün bağışıklık sistemindeki diğer bağışıklık hücrelerini uyarırlar. Bu şekilde medikal ozon, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya bozuk olduğu hastalarda başarılı sonuçların alınmasına yol açar.

Medikal ozon bactericidal (bakteri öldürücü), fungicidal (mantar öldürücü) ve virostatic (virüs çoğalmasını önleyici) özelliği bulunmaktadır, bu nedenle enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda ve ayrıca bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Kan dolaşımını arttırma özelliği nedeniyle dolaşım bozukluklarının tedavisinde kullanılır.

Ozon Tedavi Uygulamaları

Majör Yöntem : En yaygın kullanılan bu metotla 50-200 ml kan alınarak, dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye geri verilmesidir.

Minör Yöntem : Kişiden alınan 2-5 cc kan, belirlenmiş dozda ozonla karıştırılarak kas içine enjekte edilir.

Subkutan Yöntem : belirlenmiş doz ve hacimdeki ozon gazı ince uçlu bir iğne ile cilt altına enjekte edilir.

Vücut Boşluklarına Ozon Gazı Verilmesi : Rektal – Makat yoluyla, vajinal ve kulak yoluna püskürtme ile ozon verilir

Eklem İçine Ozon Gazı Verilmesi: Eklem rahatsızlıklarına uygun bir iğne ile belirli dozda ozon gazının eklem içine verilmesidir.

Ozon Terapisinin Kullanıldığı Alanlar

Yara ve Yanık Tedavisinde

Mikropsuz ve temiz yaralar elde etmek için ozonun dezenfektan (mikrop temizleyici ) özelliğinden, Dolaşımını düzenleyerek , kılcal damarları geliştirerek ve kanın kıvamını azaltarak, yaralı dokunu oksijenlenmesini, kanlanmasını ve beslenmesini arttırarak, iyileşmesini hızlandırıcı etkisinden faydalanılılmakta. Ozon terapisi;

Diabet yaralarında

  • Enfekte olmuş iyileşmeyen yaralarda
  • Uzun süre yatmaya bağlı ortaya çıkan yaralarda
  • Dolaşım bozukluklarına bağlı bacaklarda ortaya çıkan yaralarda
  • Cilt enfeksiyonları, alerji, egzamalarda
  • Ameliyat sonrası zor iyileşen yaralarda kullanılmaktadır.

Dolaşım Bozuklukları ve Damar Tıkanıklıklarında

Damarların cidarında bulunan düz kasların gevşemesini sağlayarak, damar içi basıncı azaltır ve bu özelliği ile Hipertansiyonun tedavisinde kullanılır. Dokuların yeniden oksijenlenmesini , kılcal damarların yeniden oluşmasını ve dokunun kanlanmasını arttırır.

Kanın daha akışkan hale gelmesini ve aynı zamanda damarlardaki tıkacın erimesini sağlayarak damar tıkanıklıklarının tedavisinde kullanılır. Damar sertleşmesine neden olan cidardaki yağ ve kalsiyum plaklarının yıkılmasını sağlayarak, damar sertliğinin tedavisinde kullanılır.

Cilt ve Saç Hastalıklarının Tedavisinde

Ozon bölgesel kan dolaşımını artırır. Kan, lenf ve deri hücrelerine nüfus eden ozon dokuların iyileşmesini ve kendini yenilemesini hızlandırır. Ozon terapisi;

Virüs (uçuk, zona), bakteri ve mantarların neden olduğu deri enfeksiyonlarında

Akne gibi cilt lezyonlarında,

Egzama, sedef, kurdeşen gibi kaşıntılı ve döküntülü alerjik cilt hastalıklarında

Erkek ve kadın tipi saç dökülmelerinin önlenmesinde kullanılmaktadır

Kanserde

Vücuttaki tümör yapan genler stres, kirlilik, radyasyonun yanısıra oksijensizlik gibi faktörlerle uyarılarak kanser başlayabilmektedir. Oksijen eksikliğinin kanserin yayılmasını kolaylaştırdığı, kanser hücrelerinin oksijenden zengin bir ortamda varlıklarını sürdüremediği, yeterli oksijen sağlandığında tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü, Ozonun, direkt tümör hücrelerini öldürücü etkisi (oksidasyon) yanında tamamlayıcı olarak bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Ozonun kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini engelleyici etkisi bulnmakta. Ayrıca ozonkemotererapi ve radyoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkisini artırarak tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Kronik Yorgunluk Sendromunda

Kronik yorgunluk sendromunda kişiler yorgunluk gerektirecek bir iş yapmadığı halde sürekli yorgun ve bitkin hissetmektedirler. Bu hastalık son yıllarda giderek artan sayıda görülmektedir. Ozon terapisi;

Stres hormonu olarak adlandırılan adrenalinin vücutta yıkılmasını sağlayarak stresiazaltmakta

Kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin aktivasyonu ile genel iyilik hali ve kişilerin daha enerjik olmalarını

Kaslarda oksijen miktarını arttırarak yorgunluğa neden olan laktik asitin giderilmesini

Hücre ve dokulardaki enerjinin artmasını sağlar.

Cinsel Fonksiyonların Düzeltilmesinde

Ozon tedavisi alanlarda kanlanmada ve oksijenlenmedeki artışın meydana getirdiği enerji artımı nedeniyle cinsel fonksiyonlarda artış gözlenmiştir.

Zeka ve Hafızanın Güçlendirilmesinde

Ozon, hafızanın güçlendirilmesi konusunda fayda sağlar. Elektronlarını kaybetmiş zararlı maddeler yani serbest radikaller buldukları dokularla birleşerek onların fonksiyonlarını yapamaz hale gelirler. Bu etki belirginleştiğinde yaşlanma ve pek çok hastalık ortaya çıkar. Serbest radikallerin beyin işlevlerini yavaşlatıcı etkisi ozon tedavisi ile giderilebilir. Yapılan çalışmalarda Ozon tedavisinin dikkati, konsantrasyonu ve belleği artırdığı, hafızayı güçlendirdiği gözlenmiştir.

 

 

 

 

 


prp-1170x660-1.jpg

29 Nisan 2021 DrErturkPRP Tedavisi0

Cilt yenileme, saç dökülmesi, çatlak tedavisi gibi güzellik sektörünü yakından ilgilendiren sağlık sorunlarında sıklıkla kullanılan PRP tedavisi, kas iskelet sistemi hastalarında da kullanılmakta. Üstelik insanın kendi kanından hazırlanan bu tedavi yöntemi, doğal olmasının yanı sıra oldukça da etkili olmaktadır.

PRP trombosit hücrelerinden zengin kan demektir. PRP tedavisinde kişinin kendi kanından elde edilen trombosit hücreleri cildi veya sorunlu dokuları yenilemekte kullanılır.

Vücudumuzda bir yer yaralandığı zaman dokunun onarılması için bu bölgeye gelen trombosit hücreleri bazı maddeleri salgılayarak dokunun onarılmasını başlatmaktadır.

PRP yönteminde, trombosit hücrelerinden zengin kan dokunun onarılmasını tetikleyerek hasarlı bölgeyi yenilemektedir.

Hastanın kol bölgesinden az miktarda alınan kanın özel bir işlemden geçirilmesi sonrasında trombosit hücrelerinden zengin kan elde edililmekte ve PRP tedavisi için elde edilen kan sorunlu bölgelere enjeksiyon yöntemiyle uygulanmakta. PRP yöntemiyle yaralanmanın ve zedelenmenin olduğu tendon, kas, kıkırdak gibi dokuların hücreleri uyarılarak iyileşme sağlanmakta ve özellikle diz, kalça, el, ayak bölgelerindeki kireçlenmelerde ve yaralanmalarda iyileştirici etki ortaya çıkmakta. Eklem kireçlenmelerinin yanısıra omuz, ayak bileği, diz gibi eklem ağrıları, tendon yırtıkları, topuk dikeni, tenisçi dirseği gibi birçok hastalığın tedavisinde PRP etkili olmakta.

Hastanın kendi kanı kullanıldığı için PRP yönteminde herhangi bir alerji, hastalık bulaşma, doku uyuşmazlığı gibi riskler bulunmamakta. Ayrıca PRP tedavisinin etkili olabilmesi için mutlaka tecrübeli bir uzman hekim tarafından uygulanması ve uygun PRP malzemesinin kullanılması gerekmektedir.

 

Kas iskelet sisteminde, cilt sorunlarında ve saç dökülmesinde PRP tedavisi Uzm Dr Mehmet Mustafa Ertürk tarafından Bursa Ağrı Kliniği Merkezinde uzun süredir uygulanmaktadır.


proloterapi_nedir.jpg

29 Nisan 2021 DrErturkProloterapi0

Proloterapi Nedir?

Vücutta bulunan eklemler ve omurlar ligament adını verdiğimiz bağ yapılar tarafından sarılmakta ve bu bağ yapılar, eklemlerin ve omurganın stabilitesini (sağlamlığını) sağlamaktadırlar. Ani, şiddetli travmalar veya tekrarlayan hafif travmalar sonucunda ligamantlerde (bağlar) hasarlanmalar oluşmakta ve eklemde-omurgada zamanla instabilite (gevşeme) gelişmekte. Eklem instabilitesi de kireçlenme, fıtık, menisküs yırtığı gibi hastalıklara neden olmaktadır. Proloterapi yönteminde hasarlanan bağlara proliferan adını verdiğimiz sıvıları enjekte ederek bağların iyileşerek eski güçlerine kavuşmaları hedeflenir.

Proloterapide Hangi Madde kullanılır?

Proloterapi enjeksiyonlarında kullanılan birçok farklı madde vardır. Biz kliniğimizde ağırlıklı olarak dekstroz’un (şekerli sıvı) bulunduğu solüsyonu kullanıyoruz. Yan etkisi olmayan, vücuda zararlı etkisi olmayan bu sıvının tendon ve bağlar üzerindeki iyileştirici etkisinden faydalanıyoruz.

Proloterapi Enjeksiyonlarının Yan Etkileri Var mıdır?

Proloterapi enjeksiyonları bu konuda uzman ve tecrübeli bir hekim tarafından uygulandığında yan etkileri yok denilecek kadar azdır. Enjeksiyon bölgesinde geçici ağrı ve morarmalar en sık gözlenen yan etkilerdir ve uzun süremezler. Proloterapi enjeksiyonları tecrübeli bir hekim tarafından uygulandığında kalça bölgesinden uygulanan normal iğneler kadar güvenli bir yöntemdir.

Proloterapi enjeksiyonlarında uygun solüsyonlar kullanıldığında ve uygun teknikle yapıldığında işlem sırasında şiddetli bir ağrı olmamaktadır. Enjeksiyon sırasında oluşan hafif ağrılar kısa süre içerisinde geçmektedir. Çok nadir olarak ortaya çıkabilen ve birkaç gün sürebilen ağrılar da sıklıkla 72 saatten fazla sürmemekte ve ilaçla kontrol altına alınabilmektedir.

Proloterapi Enjeksiyonları Hangi Sıklıkta ve Kaç Seans Olarak Uygulanır?

Proloterapi enjeksiyonları vücudun normal yara iyileşme süreciyle uyumlu olması açısından 3-4 haftada bir seans olacak şekilde uygulanır. Toplam seans sayısı hastanın yaşına, hastalığın şiddetine, tedaviye yanıtına bağlı olarak değişmekle birlikte ortalama 4-6 seans olarak planlanmaktadır.

 

 


dizinizde-protez-olmasin-diye-proloterapi.jpg

29 Nisan 2021 DrErturkProloterapi0

Proloterapi, kas iskelet sistemi kaynaklı ağrıların tedavisinde kullanılan bir enjeksiyon yöntemidir. Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de bu tedavinin popülaritesi giderek artmaktadır.

Özellikle kronik (3 aydan uzun süreli) kas iskelet sistemi kaynaklı ağrıların temelinde sıklıkla ligaman olarak adlandırılan bağ yapıların zayıflıkları yatmaktadır. Proloterapi yönteminde çeşitli solusyonların sorunlu bölgede bu bağlara enjekte edilmesiyle bu yapılar güçlendirilmekte, sonuç olarak hem ağrının giderilmesi hem de hastalığın tedavisi gerçekleşmektedir.

Proloterapi enjeksiyonlarının bir hasta üzerinde etkili olabilmesi için en önemli olan şeyler uygulamanın tecrübeli bir hekim tarafından uygulanması ve uygulama tekniğidir.

 

Proloterapinin Tedavisinde Sık Kullanıldığı Hastalıklar

  • Bel ağrısı, bel fıtığı
  • Boyun ağrısı, boyun fıtığı
  • Ayak bileği yaralanmaları
  • Aşil tendonu yaralanmaları
  • Coccyx (kuyruk sokumu bölgesi) ağrıları
  • Tenisçi dirseği, golfçü dirseği
  • Topuk dikeni
  • Dizde menisküs ve çapraz bağ yırtıkları
  • Omuz ağrıları, omuzda tendon yırtıkları
  • Spor yaralanmaları
  • Sırt ağrıları
  • Çene eklemi çıkığı, çene eklemi hastalıkları (TME disfonksiyonu)
  • Karpal tünel sendromu
  • Tarsal tünel sendromu

Bel Ağrısı ve Proloterapi

Bel ağrısının en sık nedeni mekanik bel ağrısı olarak adlandırılan ve sıklıkla bel bölgesindeki bağların zayıflığına, hasarlanmasına veya yırtılmalarına bağlı olarak gelişen ağrılardır. Mekanik bel ağrısı, ani travmalar veya zorlanmalar sonucu gelişebileceği gibi zaman içerisinde tekrarlayan zorlanmalar sonucu da gelişebilmektedir. Proloterapi ile bel bölgesindeki hasar görmüş, zayıf bağların güçlendirilmesi ile bel ağrısının altta yatan nedeni kalıcı şekilde tedavi edilir.

Bel Fıtığı ve Proloterapi

Bel fıtığı da benzer şekilde bel bölgesindeki bağların hasarlanması sonucu zaman içerisinde bu bağların gücünü yitirmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Oluşan fıtığın çevre yapılara yaptığı baskı ile bel ve bacak ağrısı gelişmektedir. Proloterapi ile fıtığın gelişmesine neden olan bu yıpranmış bağlar güçlendirilerek bel fıtığı tedavi edilmektedir.

Proloterapi ile ameliyata gerek kalmaksızın bel fıtığı tedavi edilebilmektedir.

Spinal Stenoz – Dar Kanal

Bel bölgesinde yer alan ve omurganın stabilitesini sağlayan bağlarda yıpranmanın sonucu olarak zamanla omurilik kanalında daralma gelişebilmektedir. Proloterapi enjeksiyonları ile yıpranmış dokuların tekrar güçlenmesi ile spinal stenoz’un tedavisi hedeflenir.

Boyun Ağrısı ve Proloterapi

Boyun ağrısı sıklıkla boyun bölgesindeki bağların zayıflığına, hasarlanmasına veya yırtılmalarına bağlı olarak gelişir. Boyun ağrısı, ani travmalar veya zorlanmalar sonucu gelişebileceği gibi zaman içerisinde tekrarlayan zorlanmalar sonucu da gelişebilmektedir. Proloterapi ile boyun bölgesindeki hasar görmüş, zayıf bağların güçlendirilmesi ile boyun ağrısının altta yatan nedeni tedavi edilir.

Boyun Fıtığı ve Proloterapi

Boyun fıtığı, boyun bölgesindeki bağların hasarlanması sonucu zaman içerisinde bu bağların gücünü yitirmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Oluşan fıtığın çevre yapılara yaptığı baskı ile boyun ağrısı gelişmekte ve zamanla omuz, sırt ve kol ağrıları da tabloya eklenebilmektedir. Proloterapi ile fıtığın gelişmesine neden olan bu yıpranmış bağlar güçlendirilerek boyun fıtığı tedavi edilmektedir.

Proloterapi ile ameliyata gerek kalmaksızın boyun fıtığı tedavi edilebilmektedir.

Diz Kireçlenmesi ve Proloterapi

 

Diz kireçlenmesi, dizin içinde ve etrafında yer alan bağların hasarlanması sonucunda uzun dönemde ortaya çıkan bir sorundur. Proloterapi enjeksiyonları ile bu yıpranmış bağların onarılması ve diz eklem bağlarının eski gücüne kavuşması hedeflenir. Sonuç olarak eklem stabilitesi sağlanır ve rejenerasyon süreci ile iyileşme oluşur.

Omuz Yaralanmalarında Proloterapi

Omuz tendon ve bağ yırtıklarında proloterapi enjeksiyonları ile yırtıkların tedavisi sağlanmakta ve omuz ekleminde tedavi gerçekleşebilmektedir.

Karpal Tünel Sendromunda Proloterapi

Karpal tünel sendromu median sinirin, el bileği seviyesinde transverse karpal ligament adı verilen bağ yapının altından geçerken sıkışması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu sendrom, ellerde ağrı, yanma ve uyuşma ile kendini belli eder. Proloterapi enjeksiyonları ile sinirin sıkışması tedavi edilir, sinir rahatlatılır ve karpal tünel sendromunun tedavisi sağlanır.

Tarsal Tünel Sendromunda Proloterapi

Tarsal tünel sendromu, posterior tibial sinirin tarsal tünel adı verilen bağ yapının altından geçerken sıkışması sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Ayakta yanma, ağrı ve uyuşmaya neden olur. Proloterapi enjeksiyonları ile sinirin sıkışması tedavi edilir, sinir rahatlatılır ve tarsal tünel sendromunun tedavisi sağlanır.



Kısaca..


Bring to the table win-win survival strategies to ensure proactive domination. At the end of the day, going forward, a new normal that has evolved from generation X is on the runway heading towards a streamlined cloud solution.




Haber Bülteni


Sign up for Medicare newsletter to receive all the news offers and discounts from Medicare eye clinic.